DOĞALGAZ ÖDEV
:: GENEL :: ÖDEV-TEZ -MEKALELERİNİZ :: mekaleleriniz
1 sayfadaki 2 sayfası • Paylaş •
1 sayfadaki 2 sayfası • 1, 2 
DOĞALGAZ ÖDEV
İÇİNDEKİLER
1. DOĞALGAZIN TANIMI
2. DOĞALGAZIN ÖZELLİKLERİ
A. Doğalgazın Yapısı
B. Doğalgazın Oluşumu
C. Doğalgazın Depolanması
D. Doğalgazın Nakli
3. DOĞALGAZIN ÜSTÜNLÜKLERİ
4. DOĞALGAZIN KULLANIM ALANLARI OLARAK İNCELENMESİ
A. Motor Yakıtı Olarak
B. Gübre Olarak
C. Isınma Amaçlı Olarak
D. Doğalgazın Başka Kullanım Alanları
5. TÜRKİYE’ DE DOĞALGAZIN MEVCUT DURUMU
A.Türkiye’ deki Doğalgaz rezervleri
B. Türkiye’ de doğalgaz Tüketim Değerleri
C. Türkiye’ de Doğalgaz Üretim Değerleri
D. Türkiye’ de Doğalgaz Birim retim Giderleri
E. Türkiye’ de Doğalgaz Birim Maliyet Giderleri
6. LNG TANIMI
7. TÜRKİYE ‘de DOĞALGAZ DEPOLAMA ÇALIŞMASI
8. TÜRKİYE’DEKİ DOĞALGAZ ALIM SATIMI
A. TÜRKİYE’NİN DOĞALGAZ ALIM ANLAŞMALARI
B. TÜRKİYE’NİN DOĞALGAZ İTHALATI
C. 1998–2003 Yılları Türkiye’nin Doğalgaz İthalatı
9. TÜRKİYE HANGİ ÜLKELERDEN GAZ ALIYOR?
10. SONUÇ VE ÖNERİLER
1. DOĞALGAZIN TANIMI
2. DOĞALGAZIN ÖZELLİKLERİ
A. Doğalgazın Yapısı
B. Doğalgazın Oluşumu
C. Doğalgazın Depolanması
D. Doğalgazın Nakli
3. DOĞALGAZIN ÜSTÜNLÜKLERİ
4. DOĞALGAZIN KULLANIM ALANLARI OLARAK İNCELENMESİ
A. Motor Yakıtı Olarak
B. Gübre Olarak
C. Isınma Amaçlı Olarak
D. Doğalgazın Başka Kullanım Alanları
5. TÜRKİYE’ DE DOĞALGAZIN MEVCUT DURUMU
A.Türkiye’ deki Doğalgaz rezervleri
B. Türkiye’ de doğalgaz Tüketim Değerleri
C. Türkiye’ de Doğalgaz Üretim Değerleri
D. Türkiye’ de Doğalgaz Birim retim Giderleri
E. Türkiye’ de Doğalgaz Birim Maliyet Giderleri
6. LNG TANIMI
7. TÜRKİYE ‘de DOĞALGAZ DEPOLAMA ÇALIŞMASI
8. TÜRKİYE’DEKİ DOĞALGAZ ALIM SATIMI
A. TÜRKİYE’NİN DOĞALGAZ ALIM ANLAŞMALARI
B. TÜRKİYE’NİN DOĞALGAZ İTHALATI
C. 1998–2003 Yılları Türkiye’nin Doğalgaz İthalatı
9. TÜRKİYE HANGİ ÜLKELERDEN GAZ ALIYOR?
10. SONUÇ VE ÖNERİLER
_________________


i.kazimerdim- Admin

- Mesaj Sayısı: 680
Yaş: 23
Kayıt tarihi: 28/01/07

Geri: DOĞALGAZ ÖDEV
1.DOĞALGAZIN TANIMI
Doğalgaz doğal olaylar sonucu oluşmuştur. Doğalgaz, milyonlarca yıl önce yaşamış bitki ve hayvan artıklarının zamanla yeryüzü kabuğunun derinliklerine gömülüp kimyasal ayrıma uğraması sonucu ortaya çıkmıştır. Organik madde olarak bilinen bu bitki ve hayvan artıkları doğal süreçler sonucu göl ve okyanuslarla taşınıp, dibe çökerek çamur ve kumla kaplanarak kayalaşmıştır. Giderek daha derine gömülen bu organik madde, basınç, sıcaklık ve bir ihtimalle de bakteri ve radyoaktivitenin etkisiyle ayrışarak petrol kömür ve doğalgazı oluşturmuştur.(1)
Doğalgaza en çok dağ silislerinin yamaçlarında rastlanmaktadır. Bu dağların bir bölümü milyonlarca yıl önce meydana gelen jeolojik değişiklikler sonucu okyanuslarla kaplanmıştır.(2)
Doğalgaz, genelde, yüzeyden binlerce metre derinde, kumtaşı gibi gözenekli bir kayaç katmanınca tutulmuş olarak bulunur. Bu katman gaz geçirmeyen ve bu özelliğiyle doğalgazın kaçmasını önleyen bir başka kayaç katmanıyla örtülüdür.
Doğalgaz, dünyamızın önemli enerji kaynaklarından biridir. Enerjinin, günlük yaşamımızdaki önemi her köşede görülebilir. Endüstrinin gelişmesiyle enerjiye olan ihtiyaç da artmaktadır. Geçmişte insanlara ve hayvanlara yaptırılan tekdüze işler makinelere yüklenmiştir. Dolayısıyla doğalgaz uygarlığın temel taşlarından biridir.
Doğalgaz doğal olaylar sonucu oluşmuştur. Doğalgaz, milyonlarca yıl önce yaşamış bitki ve hayvan artıklarının zamanla yeryüzü kabuğunun derinliklerine gömülüp kimyasal ayrıma uğraması sonucu ortaya çıkmıştır. Organik madde olarak bilinen bu bitki ve hayvan artıkları doğal süreçler sonucu göl ve okyanuslarla taşınıp, dibe çökerek çamur ve kumla kaplanarak kayalaşmıştır. Giderek daha derine gömülen bu organik madde, basınç, sıcaklık ve bir ihtimalle de bakteri ve radyoaktivitenin etkisiyle ayrışarak petrol kömür ve doğalgazı oluşturmuştur.(1)
Doğalgaza en çok dağ silislerinin yamaçlarında rastlanmaktadır. Bu dağların bir bölümü milyonlarca yıl önce meydana gelen jeolojik değişiklikler sonucu okyanuslarla kaplanmıştır.(2)
Doğalgaz, genelde, yüzeyden binlerce metre derinde, kumtaşı gibi gözenekli bir kayaç katmanınca tutulmuş olarak bulunur. Bu katman gaz geçirmeyen ve bu özelliğiyle doğalgazın kaçmasını önleyen bir başka kayaç katmanıyla örtülüdür.
Doğalgaz, dünyamızın önemli enerji kaynaklarından biridir. Enerjinin, günlük yaşamımızdaki önemi her köşede görülebilir. Endüstrinin gelişmesiyle enerjiye olan ihtiyaç da artmaktadır. Geçmişte insanlara ve hayvanlara yaptırılan tekdüze işler makinelere yüklenmiştir. Dolayısıyla doğalgaz uygarlığın temel taşlarından biridir.
_________________


i.kazimerdim- Admin

- Mesaj Sayısı: 680
Yaş: 23
Kayıt tarihi: 28/01/07

2.DOĞALGAZIN ÖZELLİKLERİ
2.DOĞALGAZIN ÖZELLİKLERİ
A. Doğalgazın Yapısı: yeraltından çıkartılır. Genelde petrol yatakları ile birlikte bulunur. Ağır hidrokarbonlar, nem ve sülfür bileşenlerinden ayrıştırılarak kullanıma sunulur. Yavaş yanan bir gazdır. 10-12KWh/m3 / 8600-10300 KWh/m3 mertebesinde kalorilik değere sahiptir. Bileşiminin büyük bölümünü metan gazı oluşturur. Metan dışında az miktarda etan, propan, bütan gibi diğer karbonlar bulunur. Ayrıca azot, oksijen, karbondioksit hidrojen sülfür ve bazen de helyum gazına rastlanır.(3)
Doğalgaz, renksiz ve kokusuzdur. Gaz kaçaklarının fark edilmesi için THT (tetrahidrofen) katılarak özel olarak kokulandırılır. Doğalgaz, zehirli değildir, fakat yüksek konsantrasyonlarda oksijen olmayacağı için boğucu etkisi vardır. Havadan hafiftir. Yanma sonucu 8250 kcal ısı açığa çıkar. Doğalgazın yanma hızı 34 cm/sn’ dir. Doğalgaz, rutubetsiz, kuru bir gazdır. Doğalgazın içerisinde yanmayan hiçbir madde yoktur. Ayrıca kükürt ve kükürtlü maddeler de olmadığı için kükürt dioksit gibi zehirleyici gaz açığa çıkarmaz. Ancak uygun koşulların oluşturulmaması sonucu tam yanma sağlanmazsa karbon monoksit oluşur. Doğalgaz atmosferik şartlarda –163° soğutulduğu zaman sıvılaşmakta, hacmi 600 kat daha küçülmektedir.
B. Doğalgazın Oluşumu: Denizlerin ve göllerin dibine çökelen tortularda
Önce yoğun bir bakteri etkinliği gerçekleşir ve buradaki organik maddelerden metan, karbondioksit, azot ve azot oksit ürer. Bu aşamada bol miktarda metan gazı oluşur. Buna karşılık etan ve daha ağır hidrokarbonlar hemen hemen hiç bulunmaz. Bazı bakterilerde hidrojen sülfür oluşturur. Çökellerin altındaki tortuların gömülmesiyle bakteri etkinliği sona erer ve organik maddeler, kerojene dönüşür. Kerojende ısıl ayrışmayla petrole ve doğalgaza dönüşür. 1000–3000 metre arasındaki derinliklerde ilk aşamada metan ve karbondioksit ile birlikte ham petrol oluşur. Daha aşağılarda, tortulun kalınlığı ve sıcaklığı arttıkça petrolün yerini, hafif ve gaz halindeki hidrokarbonların oluşumu alır. 5000m. Altındaki derinliklerde ise molekül parçalanması kerojen artıkları ve kuru metan oluşumuna yol açar.
Doğalgazda bulunan helyum ve argon radyoaktif parçalanma ürünleridir. Toryum ve uranyum radyo izotoplarından helyum, potasyumdan ise argon ürer.
Doğalgaz yataktan çıkarıldığı haliyle kullanılmaz. Metan bakımından (%95) çok zengindir ve içinde ağır hidrokarbonlar da bulunur. Ayrıca çeşitli oranlarda azot, karbondioksit, hidrojen sülfür ve başka kükürt bileşikleri içerir. İçerdiği sıvıların ve katıların ayrışılması amacıyla çeşitli işlemlerden geçirilir. Ayrıca işlemi tamamlanınca ticari özelliklere uygun gaz elde edilir.
C. Doğalgazın Depolanması: Pik tüketim dönemlerinde kullanmak, stratejik miktarları elde bulundurmak ve boru hatlarıyla ulaşılmayan noktalarda kullanım sağlamak amacıyla doğalgaz yeraltı depolama sistemi geliştirilmiştir.
Killi tabakalara gaz basılarak basınçlı ortam oluşturulur. Basınç altındaki gaz suyu iter, fakat killi tabakalardan çıkamayacağı için yeraltına hapsedilir. Diğer bir yöntem, yeraltı tuz kaynaklarına su basılarak tuz tabakalarının erimesi sağlanır. Elde edilen tuzlu su alınırken, oluşan boşluğa doğalgaz basılır.(4)
Gaz depolamak için ısı yitimi sorunu daha önemsiz olduğundan, yeraltı sularının dondurulmasıyla su sızmaz duruma getirilen donmuş topraktan oluşturulmuş yeraltı hazneleri kurulur. Ayrıca boşalmış petrol ve gaz hazneleri doğalgaz depoları olarak kullanılabilir.(5)
D. Doğalgazın Nakli: Doğalgazın boru hatlarıyla ve yüksek basınç altında taşınılabilir olması ekonomik bir enerji alternatifi olarak ülkemiz ekonomisinde yerini almıştır.
Bugünkü teknik ilerlemeler, doğalgazın atmosferik basıncın 80 katı bir basınçta 140 cm çaplı borularla 6000km gibi uzaklıklara taşınmasına imkân vermektedir. 6500km' nin üzerindeki taşımalar için sıvılaştırma yoluna başvurulmuştur.
A. Doğalgazın Yapısı: yeraltından çıkartılır. Genelde petrol yatakları ile birlikte bulunur. Ağır hidrokarbonlar, nem ve sülfür bileşenlerinden ayrıştırılarak kullanıma sunulur. Yavaş yanan bir gazdır. 10-12KWh/m3 / 8600-10300 KWh/m3 mertebesinde kalorilik değere sahiptir. Bileşiminin büyük bölümünü metan gazı oluşturur. Metan dışında az miktarda etan, propan, bütan gibi diğer karbonlar bulunur. Ayrıca azot, oksijen, karbondioksit hidrojen sülfür ve bazen de helyum gazına rastlanır.(3)
Doğalgaz, renksiz ve kokusuzdur. Gaz kaçaklarının fark edilmesi için THT (tetrahidrofen) katılarak özel olarak kokulandırılır. Doğalgaz, zehirli değildir, fakat yüksek konsantrasyonlarda oksijen olmayacağı için boğucu etkisi vardır. Havadan hafiftir. Yanma sonucu 8250 kcal ısı açığa çıkar. Doğalgazın yanma hızı 34 cm/sn’ dir. Doğalgaz, rutubetsiz, kuru bir gazdır. Doğalgazın içerisinde yanmayan hiçbir madde yoktur. Ayrıca kükürt ve kükürtlü maddeler de olmadığı için kükürt dioksit gibi zehirleyici gaz açığa çıkarmaz. Ancak uygun koşulların oluşturulmaması sonucu tam yanma sağlanmazsa karbon monoksit oluşur. Doğalgaz atmosferik şartlarda –163° soğutulduğu zaman sıvılaşmakta, hacmi 600 kat daha küçülmektedir.
B. Doğalgazın Oluşumu: Denizlerin ve göllerin dibine çökelen tortularda
Önce yoğun bir bakteri etkinliği gerçekleşir ve buradaki organik maddelerden metan, karbondioksit, azot ve azot oksit ürer. Bu aşamada bol miktarda metan gazı oluşur. Buna karşılık etan ve daha ağır hidrokarbonlar hemen hemen hiç bulunmaz. Bazı bakterilerde hidrojen sülfür oluşturur. Çökellerin altındaki tortuların gömülmesiyle bakteri etkinliği sona erer ve organik maddeler, kerojene dönüşür. Kerojende ısıl ayrışmayla petrole ve doğalgaza dönüşür. 1000–3000 metre arasındaki derinliklerde ilk aşamada metan ve karbondioksit ile birlikte ham petrol oluşur. Daha aşağılarda, tortulun kalınlığı ve sıcaklığı arttıkça petrolün yerini, hafif ve gaz halindeki hidrokarbonların oluşumu alır. 5000m. Altındaki derinliklerde ise molekül parçalanması kerojen artıkları ve kuru metan oluşumuna yol açar.
Doğalgazda bulunan helyum ve argon radyoaktif parçalanma ürünleridir. Toryum ve uranyum radyo izotoplarından helyum, potasyumdan ise argon ürer.
Doğalgaz yataktan çıkarıldığı haliyle kullanılmaz. Metan bakımından (%95) çok zengindir ve içinde ağır hidrokarbonlar da bulunur. Ayrıca çeşitli oranlarda azot, karbondioksit, hidrojen sülfür ve başka kükürt bileşikleri içerir. İçerdiği sıvıların ve katıların ayrışılması amacıyla çeşitli işlemlerden geçirilir. Ayrıca işlemi tamamlanınca ticari özelliklere uygun gaz elde edilir.
C. Doğalgazın Depolanması: Pik tüketim dönemlerinde kullanmak, stratejik miktarları elde bulundurmak ve boru hatlarıyla ulaşılmayan noktalarda kullanım sağlamak amacıyla doğalgaz yeraltı depolama sistemi geliştirilmiştir.
Killi tabakalara gaz basılarak basınçlı ortam oluşturulur. Basınç altındaki gaz suyu iter, fakat killi tabakalardan çıkamayacağı için yeraltına hapsedilir. Diğer bir yöntem, yeraltı tuz kaynaklarına su basılarak tuz tabakalarının erimesi sağlanır. Elde edilen tuzlu su alınırken, oluşan boşluğa doğalgaz basılır.(4)
Gaz depolamak için ısı yitimi sorunu daha önemsiz olduğundan, yeraltı sularının dondurulmasıyla su sızmaz duruma getirilen donmuş topraktan oluşturulmuş yeraltı hazneleri kurulur. Ayrıca boşalmış petrol ve gaz hazneleri doğalgaz depoları olarak kullanılabilir.(5)
D. Doğalgazın Nakli: Doğalgazın boru hatlarıyla ve yüksek basınç altında taşınılabilir olması ekonomik bir enerji alternatifi olarak ülkemiz ekonomisinde yerini almıştır.
Bugünkü teknik ilerlemeler, doğalgazın atmosferik basıncın 80 katı bir basınçta 140 cm çaplı borularla 6000km gibi uzaklıklara taşınmasına imkân vermektedir. 6500km' nin üzerindeki taşımalar için sıvılaştırma yoluna başvurulmuştur.
_________________


i.kazimerdim- Admin

- Mesaj Sayısı: 680
Yaş: 23
Kayıt tarihi: 28/01/07

Geri: DOĞALGAZ ÖDEV
3. DOĞALGAZIN ÜSTÜNLÜKLERİ
Gaz halinde olduğundan hava ile iyi karışır. Bu nedenle tam yanarak, is kurum gibi zararlı madde çıkarmaz.
Çevre dostu bir yakıttır.(6)
Verimli bir yakıttır gaz halinde olması nedeniyle yanıcı ve yakıcı moleküllerin birleşme şansı daha fazla olduğu için daha yüksek verimle yanma olanağı vardır. (6)
Otomatik kontrole uygun olması nedeniyle, enerji tasarrufu sağlamaktadır.(6)
Yakma işlemi için, daha az hava kullanıldığından enerji tasarrufu sağlar.
Daha ucuz bir yakıttır. 1000 kcal’ nin parasal karşılığı incelendiğinde, doğalgaz hep ucuz yakıt olma özelliğini korumuştur.(6)
Temiz kazan dairelerine olanak tanır.
Gaz halinde olduğundan hava ile iyi karışır. Bu nedenle tam yanarak, is kurum gibi zararlı madde çıkarmaz.
Çevre dostu bir yakıttır.(6)
Verimli bir yakıttır gaz halinde olması nedeniyle yanıcı ve yakıcı moleküllerin birleşme şansı daha fazla olduğu için daha yüksek verimle yanma olanağı vardır. (6)
Otomatik kontrole uygun olması nedeniyle, enerji tasarrufu sağlamaktadır.(6)
Yakma işlemi için, daha az hava kullanıldığından enerji tasarrufu sağlar.
Daha ucuz bir yakıttır. 1000 kcal’ nin parasal karşılığı incelendiğinde, doğalgaz hep ucuz yakıt olma özelliğini korumuştur.(6)
Temiz kazan dairelerine olanak tanır.
_________________


i.kazimerdim- Admin

- Mesaj Sayısı: 680
Yaş: 23
Kayıt tarihi: 28/01/07

Geri: DOĞALGAZ ÖDEV
4. DOĞALGAZIN KULLANIM ALANLARI OLARAK İNCELENMESİ
Motor Yakıtı Olarak: Dünya otomotiv yakıt pazarı dağılımı %76 benzin, %22 motorin, %2–4 alternatif yakıtlardır. Alternatif yakıtların yarısını LPG oluşturmaktadır. LPG ucuzluğu yüksek, temiz yanması, kartel yağının seyrelmemesi ve güvenli kullanım yönleri dikkat çekmektedir.(7)
Gübre Olarak: Hidrojen, yakıt olarak kullanıldığı gibi amonyak ve metanol üretiminde hammadde olmaktadır. Amonyak, amonyumlu fosfat ve amonyum sülfat amonyakla elde edilen gübrelerdir.
Isınma Amaçlı Olarak: Konutlarda doğalgaz kullanımı beraberinde birçok avantaj sağlamıştır. Kolay kullanım, taşıma rahatlığı, bedelin tüketiminden sonra ödenmesi, hava kirliliğinin azalması yönünde önemli etkiler bulunmaktadır.
Doğalgazın Başka Kullanım Alanları: (7)
Seramik yapımında
Beyaz eşya boyanmasında
Metallerin kesilmesinde
Ağır sanayide
Yapay lastik sanayide
Mürekkep sanayisinde
Yapıştırıcı sanayisinde
Antifriz
Film şeridi
Motor Yakıtı Olarak: Dünya otomotiv yakıt pazarı dağılımı %76 benzin, %22 motorin, %2–4 alternatif yakıtlardır. Alternatif yakıtların yarısını LPG oluşturmaktadır. LPG ucuzluğu yüksek, temiz yanması, kartel yağının seyrelmemesi ve güvenli kullanım yönleri dikkat çekmektedir.(7)
Gübre Olarak: Hidrojen, yakıt olarak kullanıldığı gibi amonyak ve metanol üretiminde hammadde olmaktadır. Amonyak, amonyumlu fosfat ve amonyum sülfat amonyakla elde edilen gübrelerdir.
Isınma Amaçlı Olarak: Konutlarda doğalgaz kullanımı beraberinde birçok avantaj sağlamıştır. Kolay kullanım, taşıma rahatlığı, bedelin tüketiminden sonra ödenmesi, hava kirliliğinin azalması yönünde önemli etkiler bulunmaktadır.
Doğalgazın Başka Kullanım Alanları: (7)
Seramik yapımında
Beyaz eşya boyanmasında
Metallerin kesilmesinde
Ağır sanayide
Yapay lastik sanayide
Mürekkep sanayisinde
Yapıştırıcı sanayisinde
Antifriz
Film şeridi
_________________


i.kazimerdim- Admin

- Mesaj Sayısı: 680
Yaş: 23
Kayıt tarihi: 28/01/07

Geri: DOĞALGAZ ÖDEV
5. TÜRKİYE’ DE DOĞALGAZIN MEVCUT DURUMU
Türkiye’ deki Doğalgaz rezervleri: 1992 yılı sonu itibariyle petrol ve
Doğalgaz rezervleri 41.387.674 ton olup, bu rezervin %73’ ü TPAO, %18’ i Shell şirketine aittir.(
Türkiye’ de doğalgaz Tüketim Değerleri: Türkiye de üretilen doğalgaz ilk defa çimento sanayicinde yakıt olarak daha sonra da elektrik enerjisi üretiminde kullanılmıştır. Halen yerli üretim az olduğundan doğalgaz talebi büyük ölçüde ithalat ile karşılanmaktadır.
1992 yıllı sonu itibariyle doğalgaz tüketimi 4.615 milyon m3’ dür.(
Türkiye’ de doğalgaz genel olarak, enerji ulaştırma, sanayi, tarım ve ısınma amaçlarına yöneliktir. Ülkemizde en fazla tüketimi elektrik üretiminde gerçekleşmektedir. Ayrıca çimento, gübre, kimya, cam, kâğıt sanayi kollarında da kullanılmaktadır.
Türkiye’ de Doğalgaz Üretim Değerleri: Doğalgaz üretimi talepler
Doğrultusunda gerçekleşmektedir. 1992 sonu itibariyle Türkiye’ de üretilen doğalgaz 197.796 milyon m3’ dür.(9)
Türkiye’ de Doğalgaz Birim retim Giderleri: Doğalgaz üretiminde
Maliyeti belirleyen unsurlar, direkt ve endirekt giderler olarak gruplandırılır. Türkiye’ de direkt gider unsurlarını personel giderleri, malzeme giderleri, aşınma payı, rezerv tükenme payı, resim ve harçlar, tamir-tadilat ve bakım giderleri gibi kalemlerden oluşur. Endirekt giderler ise su, buhar, ikmal, nakliyat, atölyeler, inşaat, yol, laboratuar işlemleri, sosyal işler, genel idare masrafları, gibi kalemler oluşturur.
Türkiye’ de Doğalgaz Birim Maliyet Giderleri: Türkiye’ de doğalgazın
Maliyeti, üretilen sıvının özellikleri, gerekli üretim ekipmanları, işçilik, nakil gibi sorunların her bir sahaya özel olması nedeniyle sahadan sahaya farklılık gösterir. Doğalgazın üretim maliyeti yaklaşık 40 dolar/1000m3’ dür.(10)
Türkiye’ deki Doğalgaz rezervleri: 1992 yılı sonu itibariyle petrol ve
Doğalgaz rezervleri 41.387.674 ton olup, bu rezervin %73’ ü TPAO, %18’ i Shell şirketine aittir.(
Türkiye’ de doğalgaz Tüketim Değerleri: Türkiye de üretilen doğalgaz ilk defa çimento sanayicinde yakıt olarak daha sonra da elektrik enerjisi üretiminde kullanılmıştır. Halen yerli üretim az olduğundan doğalgaz talebi büyük ölçüde ithalat ile karşılanmaktadır.
1992 yıllı sonu itibariyle doğalgaz tüketimi 4.615 milyon m3’ dür.(
Türkiye’ de Doğalgaz Üretim Değerleri: Doğalgaz üretimi talepler
Doğrultusunda gerçekleşmektedir. 1992 sonu itibariyle Türkiye’ de üretilen doğalgaz 197.796 milyon m3’ dür.(9)
Türkiye’ de Doğalgaz Birim retim Giderleri: Doğalgaz üretiminde
Maliyeti belirleyen unsurlar, direkt ve endirekt giderler olarak gruplandırılır. Türkiye’ de direkt gider unsurlarını personel giderleri, malzeme giderleri, aşınma payı, rezerv tükenme payı, resim ve harçlar, tamir-tadilat ve bakım giderleri gibi kalemlerden oluşur. Endirekt giderler ise su, buhar, ikmal, nakliyat, atölyeler, inşaat, yol, laboratuar işlemleri, sosyal işler, genel idare masrafları, gibi kalemler oluşturur.
Türkiye’ de Doğalgaz Birim Maliyet Giderleri: Türkiye’ de doğalgazın
Maliyeti, üretilen sıvının özellikleri, gerekli üretim ekipmanları, işçilik, nakil gibi sorunların her bir sahaya özel olması nedeniyle sahadan sahaya farklılık gösterir. Doğalgazın üretim maliyeti yaklaşık 40 dolar/1000m3’ dür.(10)
_________________


i.kazimerdim- Admin

- Mesaj Sayısı: 680
Yaş: 23
Kayıt tarihi: 28/01/07

Geri: DOĞALGAZ ÖDEV
6.LNG nedir?
LNG insanların evlerinde yemek pişirme ve ısıtma için kullandıkları doğal gazın sıvı formudur. Doğal gaz aynı zamanda elektrik üretmek içinde kullanılır. Doğal gaz ve bileşenleri fiberden giyime, plastikten sağlığa, döşeme ve hesaplama gibi çok değişik ürünlerin üretiminde ham madde olarak kullanılırlar. Doğal gaz yer yüzeyinin altındaki rezervlerden gelmektedir. Bu bazen doğal olarak oluşur ve kendiliğinden üretilir (gazla birleşik değil), bazen de yüzeye ham petrol ile birlikte çıkar (birleşik gaz) ve bazen de yeraltı gazı gibi süreli üretilir. Doğal gaz bir fosil yakıtıdır. Bu demektir ki bu gaz milyonlarca yıl önce yeraltında birikmiş organik maddelerden oluşur. Diğer fosil yakıtlar kömür ve ham petroldür. Ham petrol ve gaz birlikte “hidrokarbon” olarak bilinen bir tip fosil yakıtını oluşturmaktadır çünkü bu yakıtlardaki moleküller hidrojen ve karbon atomlarıdır. Doğal gazın ana bileşeni metandır. Metan bir karbon ve 4 hidrojen atomundan oluşur (CH4). Doğal gaz topraktan üretildiğinden, etan (üretimde kullanılır), provan (genelde bahçede ızgara yaparken kullanırız) ve bütan (lambalarda kullanılır) gibi pek çok diğer molekülleri de içerir. (LNG) sıvılaştırılmış doğal gaz, doğal gazın yaklaşık 256 oF (161 oC) sıcaklıkta oluşan sıvıya yoğunlaştığı bir sıcaklığa kadar soğutulmasıdır. Hacmi sıvılaştırma ile yaklaşık 600 kez azaltılır böylece özellikle teknik, politik ve ekonomik olarak hat döşemenin imkânsız olduğu okyanus tankları için en ekonomik taşıma şeklini sağlar. Böylece LNG teknolojisi doğal gazı dünya çapında elde edilebilir yapar.
Sıvılaştırma, belli jeolojik koşullarda yeraltı depolama tanklarına izin vermediği alanların bulunduğu yerlerde yüksek talep durumlarında doğal gazın kullanımı için fırsat sağlar.(11)
LNG insanların evlerinde yemek pişirme ve ısıtma için kullandıkları doğal gazın sıvı formudur. Doğal gaz aynı zamanda elektrik üretmek içinde kullanılır. Doğal gaz ve bileşenleri fiberden giyime, plastikten sağlığa, döşeme ve hesaplama gibi çok değişik ürünlerin üretiminde ham madde olarak kullanılırlar. Doğal gaz yer yüzeyinin altındaki rezervlerden gelmektedir. Bu bazen doğal olarak oluşur ve kendiliğinden üretilir (gazla birleşik değil), bazen de yüzeye ham petrol ile birlikte çıkar (birleşik gaz) ve bazen de yeraltı gazı gibi süreli üretilir. Doğal gaz bir fosil yakıtıdır. Bu demektir ki bu gaz milyonlarca yıl önce yeraltında birikmiş organik maddelerden oluşur. Diğer fosil yakıtlar kömür ve ham petroldür. Ham petrol ve gaz birlikte “hidrokarbon” olarak bilinen bir tip fosil yakıtını oluşturmaktadır çünkü bu yakıtlardaki moleküller hidrojen ve karbon atomlarıdır. Doğal gazın ana bileşeni metandır. Metan bir karbon ve 4 hidrojen atomundan oluşur (CH4). Doğal gaz topraktan üretildiğinden, etan (üretimde kullanılır), provan (genelde bahçede ızgara yaparken kullanırız) ve bütan (lambalarda kullanılır) gibi pek çok diğer molekülleri de içerir. (LNG) sıvılaştırılmış doğal gaz, doğal gazın yaklaşık 256 oF (161 oC) sıcaklıkta oluşan sıvıya yoğunlaştığı bir sıcaklığa kadar soğutulmasıdır. Hacmi sıvılaştırma ile yaklaşık 600 kez azaltılır böylece özellikle teknik, politik ve ekonomik olarak hat döşemenin imkânsız olduğu okyanus tankları için en ekonomik taşıma şeklini sağlar. Böylece LNG teknolojisi doğal gazı dünya çapında elde edilebilir yapar.
Sıvılaştırma, belli jeolojik koşullarda yeraltı depolama tanklarına izin vermediği alanların bulunduğu yerlerde yüksek talep durumlarında doğal gazın kullanımı için fırsat sağlar.(11)
_________________


i.kazimerdim- Admin

- Mesaj Sayısı: 680
Yaş: 23
Kayıt tarihi: 28/01/07

Geri: DOĞALGAZ ÖDEV
7. TÜRKİYE ‘de DOĞALGAZ DEPOLAMA ÇALIŞMASI
Silivri doğal gaz deposunun tamamlandığını ve Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına devredildiğini açıklayan Güler, ''Bu proje kendine özgü bir proje idi. Şimdi Türkiye'nin 1,6 milyar metreküplük bir yeraltı doğal gaz deposu var. Bu depo 3 milyar metreküpe de çıkabilecek'' diye konuştu.
Güler, Düzce'nin Akçakoca ilçesi açıklarında açılan kuyulardan çıkan doğal gazın üretimi için yapılan çalışmaların da tamamlandığını belirterek, ''Burada bu ay içinde ilk gazı milli network’umuza dahil edeceğiz'' dedi. .(12)
TPAO'nun yurt içinde ve yurt dışında önemli arama faaliyetlerinde bulunduğunu anlatan Güler, Libya, Azerbaycan gibi ülkelerde faaliyet gösteren TPAO'nun önümüzdeki dönemde Ekvator ve Irak'ta da petrol arama faaliyetlerinde bulunacağını söyledi.
TPAO gibi BOTAŞ'ın da çok önemli projeleri gerçekleştiren ''aslan gibi bir kuruluş'' olduğunu söyleyen Güler, tüm eleştirilere rağmen BOTAŞ'ın doğru bildiği yolda yürümeye devam ettiğini kaydetti.
Bu kapsamda, Tuz Gölü'ndeki tuz domlarının doğal gaz yeraltı deposu olarak kullanımı için geliştirilen "Tuz Gölü Doğal Gaz Yeraltı Depolama Projesi”yle ilgili çalışmalar devam etmektedir.
TPAO'nun Kuzey Marmara ve Değirmen köy doğal gaz sahalarının, bu sahalardaki doğal gazın tüketimi sonrasında doğal gaz yeraltı depolama tesisi olarak kullanılması amacıyla, TPAO tarafından başlatılan çalışmalar devam etmektedir.
Tuz Gölü’nde inşaat ekimde başlayacak
Tuz Gölü Doğalgaz Yeraltı Depolama Tesisi inşaatına ekim ayında başlanacak. Bugüne kadar 2’si danışmanlık, 1 tanesi ise su boru hattı olmak üzere 3 ayrı ihale ve projenin mühendislik aşaması tamamlandı. İhalelerin tamamlanması halinde proje inşaatında ilk kazma ekim ayı başlarında vurulacak. Türkiye’ye yıllık 80 milyon dolar getirisi olması planlanan projenin toplam maliyeti 560 milyon doları bulacak. Bunun 325 milyon doları Dünya Bankası kredisi ile karşılanacak, geri kalan kısmını ise Botaş finanse edecek. Deponun yapılacağı alandaki tuzlar, Hirfanlı Barajı’ndan borularla getirilecek suyla eritilip, Tuz Gölü’ne aktarılacak. Böylece göle de taze kan sağlanmış olacak. Orta Anadolu’da Tuz Gölü’nün 40 kilometre güneyinde yer alan Tuz Gölü Doğalgaz Yeraltı Depolama Tesisi projesi çalışmalarında sonlara yaklaşıldı. Botaş yetkililerinden alınan bilgiye göre proje dört ana unsur çevresinde yürütülecek. İlk aşamada 1 milyar metreküp doğalgaz depolanabilen 12 adet kuyu oluşturulacak. İkinci aşamada yüzey tesisleri kompresörleri ve pompaları kurulacak. Üçüncü aşamada Hirfanlı Barajı’ndan tatlı su temini için 120 kilometrelik boru hattı döşenecek. Dördüncü aşamada Tuz Gölü’ne tuzlu suyu deşarj edecek 40 kilometre uzunluğunda boru hattı oluşturulacak. Projenin inşaatına 2006 Ekim ayında başlanacak ve 2016 yılında tamamlanarak hizmete sunulacak.
Türkiye’nin ikinci doğalgaz depolama projesi olan Tuz Gölü Yeraltı Gaz Depolama Tesisi, Tuz Gölü yakınlarında yeraltında tuz oluşumu içinde yapılacak. Tesis tamamlandığında, yaklaşık 960 milyon metreküp işleyen ve 460 milyon metreküp tampon gaz kapasitesine sahip olacak. Deponun 20 gün boyunca günde 40 milyon metreküp gaz sağlama kapasitesi olacak. 25 günlük bir süre boyunca günde 30 milyon metreküp oranında gazın tesise yeniden doldurulması mümkün olacak. İkinci aşamada ise şebekenin genişletilmesi yapılacak. Depo, Kayseri-Konya-Seydişehir güzergâhında inşa edilecek ve Doğu Anadolu Doğalgaz Ana İletim Hattı’na bağlı olacak. İhaleler sonuçlandırıldıktan sonra tesisin yapım ihalesine katılmak isteyen firmaların Botaş’tan ön yeterlilik alması gerekiyor. İşi alan firma, iki faz halinde yapılacak tesiste her bir faz dahilinde 6 kuyu açacak. İnşaatın tamamının 10 yılda bitirilmesi planlanıyor.
Ancak gazın depolanması için bütün kuyuların bitmesi beklenmeyecek. Her bir kuyu tamamlandıkça, gaz dapolanmaya başlanacak. Silivri’deki depoya Tuz Gölü’nün de eklenmesiyle Türkiye’nin yedekte tutacağı gaz miktarı tüketiminin yüzde 6’sına ulaşacak. Bu oran diğer ülkeler ile kıyaslandığında yine düşük kalıyor. Örneğin yüklü miktarda gaz rezervine sahip olan Rusya’nın depolama kapasitesinin tüketimine oranı yüzde 27.
(13)
Silivri doğal gaz deposunun tamamlandığını ve Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına devredildiğini açıklayan Güler, ''Bu proje kendine özgü bir proje idi. Şimdi Türkiye'nin 1,6 milyar metreküplük bir yeraltı doğal gaz deposu var. Bu depo 3 milyar metreküpe de çıkabilecek'' diye konuştu.
Güler, Düzce'nin Akçakoca ilçesi açıklarında açılan kuyulardan çıkan doğal gazın üretimi için yapılan çalışmaların da tamamlandığını belirterek, ''Burada bu ay içinde ilk gazı milli network’umuza dahil edeceğiz'' dedi. .(12)
TPAO'nun yurt içinde ve yurt dışında önemli arama faaliyetlerinde bulunduğunu anlatan Güler, Libya, Azerbaycan gibi ülkelerde faaliyet gösteren TPAO'nun önümüzdeki dönemde Ekvator ve Irak'ta da petrol arama faaliyetlerinde bulunacağını söyledi.
TPAO gibi BOTAŞ'ın da çok önemli projeleri gerçekleştiren ''aslan gibi bir kuruluş'' olduğunu söyleyen Güler, tüm eleştirilere rağmen BOTAŞ'ın doğru bildiği yolda yürümeye devam ettiğini kaydetti.
Bu kapsamda, Tuz Gölü'ndeki tuz domlarının doğal gaz yeraltı deposu olarak kullanımı için geliştirilen "Tuz Gölü Doğal Gaz Yeraltı Depolama Projesi”yle ilgili çalışmalar devam etmektedir.
TPAO'nun Kuzey Marmara ve Değirmen köy doğal gaz sahalarının, bu sahalardaki doğal gazın tüketimi sonrasında doğal gaz yeraltı depolama tesisi olarak kullanılması amacıyla, TPAO tarafından başlatılan çalışmalar devam etmektedir.
Tuz Gölü’nde inşaat ekimde başlayacak
Tuz Gölü Doğalgaz Yeraltı Depolama Tesisi inşaatına ekim ayında başlanacak. Bugüne kadar 2’si danışmanlık, 1 tanesi ise su boru hattı olmak üzere 3 ayrı ihale ve projenin mühendislik aşaması tamamlandı. İhalelerin tamamlanması halinde proje inşaatında ilk kazma ekim ayı başlarında vurulacak. Türkiye’ye yıllık 80 milyon dolar getirisi olması planlanan projenin toplam maliyeti 560 milyon doları bulacak. Bunun 325 milyon doları Dünya Bankası kredisi ile karşılanacak, geri kalan kısmını ise Botaş finanse edecek. Deponun yapılacağı alandaki tuzlar, Hirfanlı Barajı’ndan borularla getirilecek suyla eritilip, Tuz Gölü’ne aktarılacak. Böylece göle de taze kan sağlanmış olacak. Orta Anadolu’da Tuz Gölü’nün 40 kilometre güneyinde yer alan Tuz Gölü Doğalgaz Yeraltı Depolama Tesisi projesi çalışmalarında sonlara yaklaşıldı. Botaş yetkililerinden alınan bilgiye göre proje dört ana unsur çevresinde yürütülecek. İlk aşamada 1 milyar metreküp doğalgaz depolanabilen 12 adet kuyu oluşturulacak. İkinci aşamada yüzey tesisleri kompresörleri ve pompaları kurulacak. Üçüncü aşamada Hirfanlı Barajı’ndan tatlı su temini için 120 kilometrelik boru hattı döşenecek. Dördüncü aşamada Tuz Gölü’ne tuzlu suyu deşarj edecek 40 kilometre uzunluğunda boru hattı oluşturulacak. Projenin inşaatına 2006 Ekim ayında başlanacak ve 2016 yılında tamamlanarak hizmete sunulacak.
Türkiye’nin ikinci doğalgaz depolama projesi olan Tuz Gölü Yeraltı Gaz Depolama Tesisi, Tuz Gölü yakınlarında yeraltında tuz oluşumu içinde yapılacak. Tesis tamamlandığında, yaklaşık 960 milyon metreküp işleyen ve 460 milyon metreküp tampon gaz kapasitesine sahip olacak. Deponun 20 gün boyunca günde 40 milyon metreküp gaz sağlama kapasitesi olacak. 25 günlük bir süre boyunca günde 30 milyon metreküp oranında gazın tesise yeniden doldurulması mümkün olacak. İkinci aşamada ise şebekenin genişletilmesi yapılacak. Depo, Kayseri-Konya-Seydişehir güzergâhında inşa edilecek ve Doğu Anadolu Doğalgaz Ana İletim Hattı’na bağlı olacak. İhaleler sonuçlandırıldıktan sonra tesisin yapım ihalesine katılmak isteyen firmaların Botaş’tan ön yeterlilik alması gerekiyor. İşi alan firma, iki faz halinde yapılacak tesiste her bir faz dahilinde 6 kuyu açacak. İnşaatın tamamının 10 yılda bitirilmesi planlanıyor.
Ancak gazın depolanması için bütün kuyuların bitmesi beklenmeyecek. Her bir kuyu tamamlandıkça, gaz dapolanmaya başlanacak. Silivri’deki depoya Tuz Gölü’nün de eklenmesiyle Türkiye’nin yedekte tutacağı gaz miktarı tüketiminin yüzde 6’sına ulaşacak. Bu oran diğer ülkeler ile kıyaslandığında yine düşük kalıyor. Örneğin yüklü miktarda gaz rezervine sahip olan Rusya’nın depolama kapasitesinin tüketimine oranı yüzde 27.
(13)
_________________


i.kazimerdim- Admin

- Mesaj Sayısı: 680
Yaş: 23
Kayıt tarihi: 28/01/07

Geri: DOĞALGAZ ÖDEV
8.TÜRKİYE’DEKİ DOĞALGAZ ALIM SATIMI
TÜRKİYE’NİN DOĞALGAZ ALIM ANLAŞMALARI
Türkiye doğalgaz ve LNG alım -satım anlaşmaları çerçevesinde Rusya, İran, Cezayir ve Nijerya’dan ithalat yapmaktadır. Türkiye’nin mevcut doğalgaz ve LNG alım anlaşmaları aşağıda yer almaktadır
Mevcut anlaşmalar Miktar (Plato)
Milyar m3/yıl
İmzalanma tarihi Süre (Yıl) Durumu
Rus. Fed. (Batı) 6 14.02.1986 25/devrede
Cezayir (LNG) 4 14.04.1988 20/devrede
Nijerya (LNG) 1,2 09.11.1995 22/devrede
İran 10 08.08.1996 25/devrede
Rus. Fed. (Karadeniz) 16 15.12.1997 25/devrede
Rus. Fed. (Batı) 8 18.02.1998 23/devrede
Türkmenistan 16 21.05.1999 30 / 2005
Azerbaycan 6,6 12.03.2001 15 / 2005
TÜRKİYE’NİN DOĞALGAZ ALIM ANLAŞMALARI
Türkiye doğalgaz ve LNG alım -satım anlaşmaları çerçevesinde Rusya, İran, Cezayir ve Nijerya’dan ithalat yapmaktadır. Türkiye’nin mevcut doğalgaz ve LNG alım anlaşmaları aşağıda yer almaktadır
Mevcut anlaşmalar Miktar (Plato)
Milyar m3/yıl
İmzalanma tarihi Süre (Yıl) Durumu
Rus. Fed. (Batı) 6 14.02.1986 25/devrede
Cezayir (LNG) 4 14.04.1988 20/devrede
Nijerya (LNG) 1,2 09.11.1995 22/devrede
İran 10 08.08.1996 25/devrede
Rus. Fed. (Karadeniz) 16 15.12.1997 25/devrede
Rus. Fed. (Batı) 8 18.02.1998 23/devrede
Türkmenistan 16 21.05.1999 30 / 2005
Azerbaycan 6,6 12.03.2001 15 / 2005
_________________


i.kazimerdim- Admin

- Mesaj Sayısı: 680
Yaş: 23
Kayıt tarihi: 28/01/07

Geri: DOĞALGAZ ÖDEV
TÜRKİYE’NİN DOĞALGAZ İTHALATI
Türkiye’nin 1998–2003 yılları arasında yapmış olduğu doğalgaz ithalatı miktar ve değer olarak
Aşağıdaki tabloda yer almaktadır. Bu veriler BOTAŞ’ın yıllık raporlarından elde edilmiştir. Türkiye,
2002’de 17 milyar 624 milyon Sm
Doğalgaz ve LNG ithalatı karşılığında 2 milyar 103 milyon dolar,
2003 yılında ise 20 milyar 883 milyon Sm
Doğalgaz ve LNG ithalatı karşılığında 2 milyar 991 milyon
Dolar ödeme yapmıştır. Ülkemizin 2004 yılı ithalatı ise miktar olarak %6 oranında artarak 22 milyar 173
Milyon Sm
Olarak gerçekleşmiştir. Türkiye’nin 1998 yılında ortalama ithalat fiyatı 8.18 $ cent/Sm
İken, 2003 yılında ortalama fiyat 14.32 $ cent/Sm yükselmiştir.
1998–2003 Yılları Türkiye’nin Doğalgaz İthalatı
Yıllar Yıllar doğalgaz İthalatı
(Milyon Sm)
Doğalgaz İthalatı
(Milyon $)
Birim Fiyat
($ cent/Sm3)
1998 10.233 837 8,18
1999 12.358 947 7,66
2000 14.821 1.774 11,97
2001 16.368 2.204 13,47
2002 17.624 2.103 11,93
2003 20.883 2.991 14,32
Birim fiyatlara baktığımızda yıllar itibariyle birim fiyat değişiklerinin bir önceki sayfada yer alan Avrupa
Birliği İthalat Sınır Fiyatları (Border Prices) ve ham petrol fiyatları ile paralellik kaydettiği görülmektedir.
Ham Petrol fiyatlarındaki artış ve düşüşe paralel olarak Türkiye’nin doğalgaz ithalat fiyatının arttığı ve
Düştüğü anlaşılmaktadır.
Elde edinilen analiz sonucunun teyidi ve daha detaylı bilgi almak için BOTAŞ ile yapılan görüşmede ise
Ticarî gizlilik gerekçesi ithalat anlaşmalarındaki fiyatlama kriterleri hakkında bilgi alınamamış ancak
Yapılan anlaşmalarda fiyatların petrol fiyatlarına endekslendiği öğrenilmiştir.
BOTAŞ’ın $ cent/ Sm
Bazındaki ithalat fiyatları $/MBtu’ya dönüştürülerek, 1998–2003 yılları arasında
AB ülkeleri doğalgaz fiyatları ve OECD ülkeleri ham petrol ithalat fiyatları ile karşılaştırma yapılmıştır.
Aşağıdaki grafikte de görüleceği üzere yıllar itibariyle BOTAŞ’ın doğalgaz ithalat fiyatı, AB’nin ithalat
Fiyatları ile paralellik arz etmekte, belli yıllardaki sapmalar dışında ham petrol fiyatlarındaki değişimler
Doğru orantılı olarak hem Türkiye’nin hem de AB’nin doğalgaz alım fiyatlarını etkilemektedir.
(14)
Türkiye’nin 1998–2003 yılları arasında yapmış olduğu doğalgaz ithalatı miktar ve değer olarak
Aşağıdaki tabloda yer almaktadır. Bu veriler BOTAŞ’ın yıllık raporlarından elde edilmiştir. Türkiye,
2002’de 17 milyar 624 milyon Sm
Doğalgaz ve LNG ithalatı karşılığında 2 milyar 103 milyon dolar,
2003 yılında ise 20 milyar 883 milyon Sm
Doğalgaz ve LNG ithalatı karşılığında 2 milyar 991 milyon
Dolar ödeme yapmıştır. Ülkemizin 2004 yılı ithalatı ise miktar olarak %6 oranında artarak 22 milyar 173
Milyon Sm
Olarak gerçekleşmiştir. Türkiye’nin 1998 yılında ortalama ithalat fiyatı 8.18 $ cent/Sm
İken, 2003 yılında ortalama fiyat 14.32 $ cent/Sm yükselmiştir.
1998–2003 Yılları Türkiye’nin Doğalgaz İthalatı
Yıllar Yıllar doğalgaz İthalatı
(Milyon Sm)
Doğalgaz İthalatı
(Milyon $)
Birim Fiyat
($ cent/Sm3)
1998 10.233 837 8,18
1999 12.358 947 7,66
2000 14.821 1.774 11,97
2001 16.368 2.204 13,47
2002 17.624 2.103 11,93
2003 20.883 2.991 14,32
Birim fiyatlara baktığımızda yıllar itibariyle birim fiyat değişiklerinin bir önceki sayfada yer alan Avrupa
Birliği İthalat Sınır Fiyatları (Border Prices) ve ham petrol fiyatları ile paralellik kaydettiği görülmektedir.
Ham Petrol fiyatlarındaki artış ve düşüşe paralel olarak Türkiye’nin doğalgaz ithalat fiyatının arttığı ve
Düştüğü anlaşılmaktadır.
Elde edinilen analiz sonucunun teyidi ve daha detaylı bilgi almak için BOTAŞ ile yapılan görüşmede ise
Ticarî gizlilik gerekçesi ithalat anlaşmalarındaki fiyatlama kriterleri hakkında bilgi alınamamış ancak
Yapılan anlaşmalarda fiyatların petrol fiyatlarına endekslendiği öğrenilmiştir.
BOTAŞ’ın $ cent/ Sm
Bazındaki ithalat fiyatları $/MBtu’ya dönüştürülerek, 1998–2003 yılları arasında
AB ülkeleri doğalgaz fiyatları ve OECD ülkeleri ham petrol ithalat fiyatları ile karşılaştırma yapılmıştır.
Aşağıdaki grafikte de görüleceği üzere yıllar itibariyle BOTAŞ’ın doğalgaz ithalat fiyatı, AB’nin ithalat
Fiyatları ile paralellik arz etmekte, belli yıllardaki sapmalar dışında ham petrol fiyatlarındaki değişimler
Doğru orantılı olarak hem Türkiye’nin hem de AB’nin doğalgaz alım fiyatlarını etkilemektedir.
(14)
_________________


i.kazimerdim- Admin

- Mesaj Sayısı: 680
Yaş: 23
Kayıt tarihi: 28/01/07

Geri: DOĞALGAZ ÖDEV
10.TÜRKİYE HANGİ ÜLKELERDEN GAZ ALIYOR?
2006 yılı ocak ayında Rusya ve İran’ dan gelen doğalgaz miktarının azalması, Cezayir’ den gelen LNG (Sıvılaştırılmış Doğalgaz) yüklü geminin hava koşullarına bağlı olarak Çanakkale Boğazını geçememesi nedenleriyle BOTAŞ’ ın doğalgaz kesintisi uygulaması, Türkiye’ nin enerji stratejisinin ve güvenliğinin olmadığını bir kez daha ortaya koymuştur.
İran’ ın Türkiye’ ye vermek zorunda olduğu günlük gaz miktarı 27 milyon m3’ ten 5 milyon m3’e, Rusya’ dan gelen gazın 42 milyon m3’ ten 33 milyon m3’ e düşürülünce gaz krizi başlamıştır.
İstanbul, İzmit, Bursa, İzmir, Denizli, Kayseri ve Gaziantep gibi sanayinin en yoğun olduğu illerdeki 2 günlük gaz kesintisi 60’ a yakın fabrikada ve elektrik arzının % 30’ unu sağlayan otoprodüktör santrallerde üretimin durmasına ve mal sevkiyatlarının aksamasına yol açmış, sanayicileri ve elektrik üreticilerini büyük bir sıkıntıya sokmuştur. Teknik olarak kesintisiz üretim yapmak zorunda olan firmaların zararı daha büyük olmuştur.
Elektriğin % 45’ inin doğalgazdan üretilmekte olması soruna daha büyük boyut kazandırmıştır. Gaz krizi, hükümetin girişimleri ile Mavi Akımdan gelen günlük gaz miktarı 24 milyon m3’ ten 32 milyon m3’ e çıkarılarak aşılmıştır.
Dünya enerji kaynakların üçte ikisine sahip olan ülkelerle, büyük tüketici ülkelerin yer aldığı Avrupa arasında köprü konumunda bulunan Türkiye’ nin enerji sıkıntısı çekmesini ve enerji güvenliğini sağlayamamasını anlamak mümkün değildir.
Doğalgaz krizi hükümeti alternatif enerji kaynakları arayışına ve enerji yatırımlarını hızlandırmaya yöneltmiş, bazı eski projelerin tekrar gündeme gelmesine yol açmıştır. Bunlardan bir tanesi 6 yıl önce rafa kaldırılan Hazar geçişli Türkmen gazının Türkiye’ ye getirilmesine ilişkin projedir. Bu projeyle Türkmen gazının, Azeri gazını taşıyacak Şahdeniz Boru Hattından Türkiye’ ye getirilmesi hedeflenmektedir.
Azerbaycan ile ortaklaşa yürütülen Şahdeniz Projesinin 2006 yılı sonunda tamamlanması beklenmektedir. Bu proje kapsamında ilk iki yıl 2 milyar m3, sonraki yıllarda 6,6 milyar m3 gaz alımı yapılacaktır. İkinci aşamada Türkmen gazının Türkiye üzerinden Avrupa’ ya taşınması planlanmaktadır. Bu hat üzerinden yılda 16 milyar m3 Türkmen gazının getirilmesi, ek yatırımlarla 30 milyar m3 gazın ihraç edilmesi mümkün olabilecektir.
Türkmen gazının Şahdeniz Boru Hattına bağlanması için Hazar geçişli 230 km’ lik boru hattının denizin altına inşa edilmesi ve buna Azerbaycan’ ın evet demesi gerekmektedir. Türkiye şu anda Türkmen gazını Rusya ve İran üzerinden almaktadır. Bu iki ülke aradan çıktığı taktirde Türkiye, Türkmen gazını daha düşük fiyattan alabilecektir.
Enerjide % 70 dışa bağımlı olan Türkiye’ nin enerji tüketimi yıllık % 8 oranında artmaktadır. Toplam kurulu gücü 38.762 megavattır. Buna 51.000 megavat daha eklenmesi gerekmektedir. Artan eneri ihtiyacının karşılanması için 2020 yılına kadar her yıl 5 milyar USD’ lik, 2010’ a kadar 10.000 megavatlık, 2020’ ye kadar 42.000 megavatlık yatırım yapılması gerekmektedir.
1995 – 2004 yıllarını kapsayan 10 yıllık dönemde, birincil enerji kaynakları üretimi % 38 oranında artarak 63.679.000 ton eşdeğer petrolden 87.818.000 tona ulaşmıştır. Bu dönemde hidrolik kaynakların üretimi % 30 ve petrolün % 14 artarken, linyit kaynaklarının enerji üretimi % 15 azalmıştır. Doğalgaz ise % 224 oranında artmıştır. 2006 yılı programına göre toplam birincil enerji tüketiminin % 35’ i petrolden, % 27’ si doğalgazdan sağlanacaktır.
Türkiye, kişi başına 1080 kg eşdeğer petrol tüketimi ile gelişmiş ülkelerin oldukça gerisindedir. Bu rakam ABD’ de 7977 kg, Almanya’ da 4200 kg, Güney Kore’ de 4270 kg, Yunanistan’ da 2657 kg ve Malezya’ da 2130 kg dır. Gelişmişlik ve yaşam düzeyinin yükselmesine bağlı olarak Türkiye’ nin enerji tüketiminin artması ve 2020 yılında 400 milyar kilovat saati aşması beklenmektedir.
Enerji tüketiminin artması kadar, eneri talebinin ulusal kaynaklardan sağlanarak dışa bağımlılığın en az düzeye getirilmesi önemlidir.
Dünya ekonomisi ortalama % 4,5 büyümekte ve enerji talebi hızla artmaktadır.
2006 yılı ocak ayında Rusya ve İran’ dan gelen doğalgaz miktarının azalması, Cezayir’ den gelen LNG (Sıvılaştırılmış Doğalgaz) yüklü geminin hava koşullarına bağlı olarak Çanakkale Boğazını geçememesi nedenleriyle BOTAŞ’ ın doğalgaz kesintisi uygulaması, Türkiye’ nin enerji stratejisinin ve güvenliğinin olmadığını bir kez daha ortaya koymuştur.
İran’ ın Türkiye’ ye vermek zorunda olduğu günlük gaz miktarı 27 milyon m3’ ten 5 milyon m3’e, Rusya’ dan gelen gazın 42 milyon m3’ ten 33 milyon m3’ e düşürülünce gaz krizi başlamıştır.
İstanbul, İzmit, Bursa, İzmir, Denizli, Kayseri ve Gaziantep gibi sanayinin en yoğun olduğu illerdeki 2 günlük gaz kesintisi 60’ a yakın fabrikada ve elektrik arzının % 30’ unu sağlayan otoprodüktör santrallerde üretimin durmasına ve mal sevkiyatlarının aksamasına yol açmış, sanayicileri ve elektrik üreticilerini büyük bir sıkıntıya sokmuştur. Teknik olarak kesintisiz üretim yapmak zorunda olan firmaların zararı daha büyük olmuştur.
Elektriğin % 45’ inin doğalgazdan üretilmekte olması soruna daha büyük boyut kazandırmıştır. Gaz krizi, hükümetin girişimleri ile Mavi Akımdan gelen günlük gaz miktarı 24 milyon m3’ ten 32 milyon m3’ e çıkarılarak aşılmıştır.
Dünya enerji kaynakların üçte ikisine sahip olan ülkelerle, büyük tüketici ülkelerin yer aldığı Avrupa arasında köprü konumunda bulunan Türkiye’ nin enerji sıkıntısı çekmesini ve enerji güvenliğini sağlayamamasını anlamak mümkün değildir.
Doğalgaz krizi hükümeti alternatif enerji kaynakları arayışına ve enerji yatırımlarını hızlandırmaya yöneltmiş, bazı eski projelerin tekrar gündeme gelmesine yol açmıştır. Bunlardan bir tanesi 6 yıl önce rafa kaldırılan Hazar geçişli Türkmen gazının Türkiye’ ye getirilmesine ilişkin projedir. Bu projeyle Türkmen gazının, Azeri gazını taşıyacak Şahdeniz Boru Hattından Türkiye’ ye getirilmesi hedeflenmektedir.
Azerbaycan ile ortaklaşa yürütülen Şahdeniz Projesinin 2006 yılı sonunda tamamlanması beklenmektedir. Bu proje kapsamında ilk iki yıl 2 milyar m3, sonraki yıllarda 6,6 milyar m3 gaz alımı yapılacaktır. İkinci aşamada Türkmen gazının Türkiye üzerinden Avrupa’ ya taşınması planlanmaktadır. Bu hat üzerinden yılda 16 milyar m3 Türkmen gazının getirilmesi, ek yatırımlarla 30 milyar m3 gazın ihraç edilmesi mümkün olabilecektir.
Türkmen gazının Şahdeniz Boru Hattına bağlanması için Hazar geçişli 230 km’ lik boru hattının denizin altına inşa edilmesi ve buna Azerbaycan’ ın evet demesi gerekmektedir. Türkiye şu anda Türkmen gazını Rusya ve İran üzerinden almaktadır. Bu iki ülke aradan çıktığı taktirde Türkiye, Türkmen gazını daha düşük fiyattan alabilecektir.
Enerjide % 70 dışa bağımlı olan Türkiye’ nin enerji tüketimi yıllık % 8 oranında artmaktadır. Toplam kurulu gücü 38.762 megavattır. Buna 51.000 megavat daha eklenmesi gerekmektedir. Artan eneri ihtiyacının karşılanması için 2020 yılına kadar her yıl 5 milyar USD’ lik, 2010’ a kadar 10.000 megavatlık, 2020’ ye kadar 42.000 megavatlık yatırım yapılması gerekmektedir.
1995 – 2004 yıllarını kapsayan 10 yıllık dönemde, birincil enerji kaynakları üretimi % 38 oranında artarak 63.679.000 ton eşdeğer petrolden 87.818.000 tona ulaşmıştır. Bu dönemde hidrolik kaynakların üretimi % 30 ve petrolün % 14 artarken, linyit kaynaklarının enerji üretimi % 15 azalmıştır. Doğalgaz ise % 224 oranında artmıştır. 2006 yılı programına göre toplam birincil enerji tüketiminin % 35’ i petrolden, % 27’ si doğalgazdan sağlanacaktır.
Türkiye, kişi başına 1080 kg eşdeğer petrol tüketimi ile gelişmiş ülkelerin oldukça gerisindedir. Bu rakam ABD’ de 7977 kg, Almanya’ da 4200 kg, Güney Kore’ de 4270 kg, Yunanistan’ da 2657 kg ve Malezya’ da 2130 kg dır. Gelişmişlik ve yaşam düzeyinin yükselmesine bağlı olarak Türkiye’ nin enerji tüketiminin artması ve 2020 yılında 400 milyar kilovat saati aşması beklenmektedir.
Enerji tüketiminin artması kadar, eneri talebinin ulusal kaynaklardan sağlanarak dışa bağımlılığın en az düzeye getirilmesi önemlidir.
Dünya ekonomisi ortalama % 4,5 büyümekte ve enerji talebi hızla artmaktadır.
_________________


i.kazimerdim- Admin

- Mesaj Sayısı: 680
Yaş: 23
Kayıt tarihi: 28/01/07

Geri: DOĞALGAZ ÖDEV
Dünya Enerji Kaynaklarının Ülkelere Göre Dağılımı
Ülkeler Doğalgaz (trilyon m3) Petrol (milyon varil )
Rusya 48 72
İran 27 130
Katar 25 15
Suudi Arabistan 7 260
BAE 6 100
ABD 5 30
Fosil kaynaklı yakıtların hızla tükendiği dünyada alternatif enerji kaynakları arayışları yoğun bir şekilde devam etmektedir. Petrol rezervlerinin 41, doğalgaz 70 ve kömürün 230 yıl sonra tükeneceği tahmin edilmektedir. Bu nedenle hidrojen, nükleer, güneş, rüzgar, jeotermal ve biyodizel enerji kaynaklarından yararlanılması dünya gündeminin öncelikli maddeleri olmuştur. Linyit, su, rüzgar, güneş ve toryum zengini olan Türkiye ise enerji fakirliği çekmekte ve en pahalı enerji kullanan ülkeler arasında yer almaktadır.
Dünya genelinde doğalgazın % 32’ sine, petrolün % 13’ üne sahip olan Rusya, bu avantajından ekonomik ve siyasi olarak yararlanma çabası içindedir. Bunu yakından gören ve Ocak ayındaki gaz kesintisinden nasibini alan Avrupa Birliği de arz kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve enerji güvenliğinin sağlanması konusunda, Türkiye’ yi de yakından ilgilendiren yeni enerji stratejileri hazırlamaktadır.
Gelecek 10 yılda Türkiye’ nin, Hazar havzası ve Orta Doğudan gelen petrol ve doğalgazın Avrupa Birliği’ ne ulaştırılmasında transit ülke konumuna gelmesi beklenmektedir. Bakü-Tifil-Ceyhan Boru Hattı projesiyle her yıl gelecek olan 25 milyon ton petrolün bir kısmı AB ülkelerine ihraç edilebilir.
Şahdeniz Projesi ile Azerbaycan’ dan Türkiye’ ye gelecek doğalgazın bir bölümü Avrupa’ ya iletilebilir.
Yapımı 2009’ da bitmesi planlanan ve İran doğalgazını; Türkiye-Bulgaristan-Romanya-Macaristan-Avusturya’ ya taşıyacak Nabucco hattı ile, yılda 30 milyar m3 doğalgaz Türkiye üzerinden Avrupa’ ya taşınabilecektir.
Mısır ve Suriye gazının yine Türkiye üzerinden Avrupa’ ya taşınması gündemdedir.
Türkmenistan petrolünün Hazar Denizi üzerinden Türkiye’ ye ve Avrupa’ ya taşınmasına ilişkin projeler yoğun bir şekilde tartışılmaktadır.
Bu projeler hayata geçirildiğinde AB’ nin doğalgaz ihtiyacının % 70’ i Türkiye üzerinden taşınmış olacak ve enerji alanında yapılacak işbirliği Türiye’ nin AB’ ye üyelik sürecinde pazarlık gücünü arttıracaktır.
(15)
Ülkeler Doğalgaz (trilyon m3) Petrol (milyon varil )
Rusya 48 72
İran 27 130
Katar 25 15
Suudi Arabistan 7 260
BAE 6 100
ABD 5 30
Fosil kaynaklı yakıtların hızla tükendiği dünyada alternatif enerji kaynakları arayışları yoğun bir şekilde devam etmektedir. Petrol rezervlerinin 41, doğalgaz 70 ve kömürün 230 yıl sonra tükeneceği tahmin edilmektedir. Bu nedenle hidrojen, nükleer, güneş, rüzgar, jeotermal ve biyodizel enerji kaynaklarından yararlanılması dünya gündeminin öncelikli maddeleri olmuştur. Linyit, su, rüzgar, güneş ve toryum zengini olan Türkiye ise enerji fakirliği çekmekte ve en pahalı enerji kullanan ülkeler arasında yer almaktadır.
Dünya genelinde doğalgazın % 32’ sine, petrolün % 13’ üne sahip olan Rusya, bu avantajından ekonomik ve siyasi olarak yararlanma çabası içindedir. Bunu yakından gören ve Ocak ayındaki gaz kesintisinden nasibini alan Avrupa Birliği de arz kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve enerji güvenliğinin sağlanması konusunda, Türkiye’ yi de yakından ilgilendiren yeni enerji stratejileri hazırlamaktadır.
Gelecek 10 yılda Türkiye’ nin, Hazar havzası ve Orta Doğudan gelen petrol ve doğalgazın Avrupa Birliği’ ne ulaştırılmasında transit ülke konumuna gelmesi beklenmektedir. Bakü-Tifil-Ceyhan Boru Hattı projesiyle her yıl gelecek olan 25 milyon ton petrolün bir kısmı AB ülkelerine ihraç edilebilir.
Şahdeniz Projesi ile Azerbaycan’ dan Türkiye’ ye gelecek doğalgazın bir bölümü Avrupa’ ya iletilebilir.
Yapımı 2009’ da bitmesi planlanan ve İran doğalgazını; Türkiye-Bulgaristan-Romanya-Macaristan-Avusturya’ ya taşıyacak Nabucco hattı ile, yılda 30 milyar m3 doğalgaz Türkiye üzerinden Avrupa’ ya taşınabilecektir.
Mısır ve Suriye gazının yine Türkiye üzerinden Avrupa’ ya taşınması gündemdedir.
Türkmenistan petrolünün Hazar Denizi üzerinden Türkiye’ ye ve Avrupa’ ya taşınmasına ilişkin projeler yoğun bir şekilde tartışılmaktadır.
Bu projeler hayata geçirildiğinde AB’ nin doğalgaz ihtiyacının % 70’ i Türkiye üzerinden taşınmış olacak ve enerji alanında yapılacak işbirliği Türiye’ nin AB’ ye üyelik sürecinde pazarlık gücünü arttıracaktır.
(15)
_________________


i.kazimerdim- Admin

- Mesaj Sayısı: 680
Yaş: 23
Kayıt tarihi: 28/01/07

Geri: DOĞALGAZ ÖDEV
11.SONUÇ VE ÖNERİLER:
1. Genel olarak enerji planlaması, özel olarak elektrik enerjisi ve doğal gaz üretimi ve tüketimi planlamasında, politika ve önceliklerin tartışılıp, yeniden belirleneceği bir platform oluşturmalıdır. Türkiye Milli Enerji Komitesinde ilgili tüm taraflar temsil edilmeli ve bu kuruluşa Ulusal Enerji Enstitüsü kimliği verilmelidir.
2. Elektrik enerjisi üretiminde ulusal kaynaklara ve yenilenebilir enerji kaynaklarına ağırlık verilmelidir.
3. Kamusal bir hizmet olan elektrik üretiminin uygun bir şekilde yerine getirilmesi yerine elektrik tüketicisi kuruluşlara “Başının çaresine bak, kendi enerjini kendin üret” mesajının verilmesi sakıncalıdır. Bu mesajın abartılması, plansızlığa ve kaynak israfına yol açacaktır. İşletme ölçeğinde fazladan bir verim sağlayan kojenerasyon yatırımları özendirilmeli ancak, ticari amaçla elektrik üretimi daha farklı bir yaklaşımla ele alınmalıdır. Kojenerasyon uygulamalarıyla ilgili ülke düzeyinde geçerli olacak uygulama kodları ve standartları bir an önce yürürlüğe konmalıdır.
4. Elektrik iletim hatlarında %25’leri aşan iletim kayıplarını azaltacak yatırımlar hızlı biçimde yapılmalıdır.
5. Genel olarak enerji tasarrufunu sağlayıcı politika ve zorunlu uygulamalar yürürlüğe konulmalıdır.
6. Doğal gazla ilgili kurumlar çalışmalarında şeffaflaşmalı, bilgilerin genelleşmesi, herkesçe erişilebilir ve kullanılabilir olması sağlanmalıdır.
Doğal gaz temin politikalarının belirlenmesinde kapalı kapılar ardındaki gizli diplomasi yerine, ilgili tüm kesimlerin katılacağı ulusal strateji belirlenmesi çabalarına ağırlık verilmelidir.
7. İthal edilen ve dışa bağımlı bir enerji kaynağı olan doğal gazın sektörel kullanım öncelikleri tartışmaya açılmalıdır. “Çevre kirliliğini azaltma” misyonu da olan doğal gazın, kentsel düzeyde kullanımına yönelik çalışmalara ağırlık verilmelidir. Bu anlamda, ulusal düzeyde tartışmalar yapacak, stratejiyi belirleyecek yetkili kuruluş olarak, oluşum, yönetim ve denetiminde doğal gazla ilgili tüm kesimlerin temsil edildiği Doğal Gaz Enstitüsünün ve bu Enstitünün alt kollarının bir an önce çalışmaya başlaması zorunludur.
8. Doğal gazla ilgili politika ve önceliklerin belirlenmesinde etkin konumda olacak Enerji Piyasası Kurumunun çalışmalarına Meslek Odalarının da katkısı sağlanmalıdır.
(14)
1. Genel olarak enerji planlaması, özel olarak elektrik enerjisi ve doğal gaz üretimi ve tüketimi planlamasında, politika ve önceliklerin tartışılıp, yeniden belirleneceği bir platform oluşturmalıdır. Türkiye Milli Enerji Komitesinde ilgili tüm taraflar temsil edilmeli ve bu kuruluşa Ulusal Enerji Enstitüsü kimliği verilmelidir.
2. Elektrik enerjisi üretiminde ulusal kaynaklara ve yenilenebilir enerji kaynaklarına ağırlık verilmelidir.
3. Kamusal bir hizmet olan elektrik üretiminin uygun bir şekilde yerine getirilmesi yerine elektrik tüketicisi kuruluşlara “Başının çaresine bak, kendi enerjini kendin üret” mesajının verilmesi sakıncalıdır. Bu mesajın abartılması, plansızlığa ve kaynak israfına yol açacaktır. İşletme ölçeğinde fazladan bir verim sağlayan kojenerasyon yatırımları özendirilmeli ancak, ticari amaçla elektrik üretimi daha farklı bir yaklaşımla ele alınmalıdır. Kojenerasyon uygulamalarıyla ilgili ülke düzeyinde geçerli olacak uygulama kodları ve standartları bir an önce yürürlüğe konmalıdır.
4. Elektrik iletim hatlarında %25’leri aşan iletim kayıplarını azaltacak yatırımlar hızlı biçimde yapılmalıdır.
5. Genel olarak enerji tasarrufunu sağlayıcı politika ve zorunlu uygulamalar yürürlüğe konulmalıdır.
6. Doğal gazla ilgili kurumlar çalışmalarında şeffaflaşmalı, bilgilerin genelleşmesi, herkesçe erişilebilir ve kullanılabilir olması sağlanmalıdır.
Doğal gaz temin politikalarının belirlenmesinde kapalı kapılar ardındaki gizli diplomasi yerine, ilgili tüm kesimlerin katılacağı ulusal strateji belirlenmesi çabalarına ağırlık verilmelidir.
7. İthal edilen ve dışa bağımlı bir enerji kaynağı olan doğal gazın sektörel kullanım öncelikleri tartışmaya açılmalıdır. “Çevre kirliliğini azaltma” misyonu da olan doğal gazın, kentsel düzeyde kullanımına yönelik çalışmalara ağırlık verilmelidir. Bu anlamda, ulusal düzeyde tartışmalar yapacak, stratejiyi belirleyecek yetkili kuruluş olarak, oluşum, yönetim ve denetiminde doğal gazla ilgili tüm kesimlerin temsil edildiği Doğal Gaz Enstitüsünün ve bu Enstitünün alt kollarının bir an önce çalışmaya başlaması zorunludur.
8. Doğal gazla ilgili politika ve önceliklerin belirlenmesinde etkin konumda olacak Enerji Piyasası Kurumunun çalışmalarına Meslek Odalarının da katkısı sağlanmalıdır.
(14)
_________________


i.kazimerdim- Admin

- Mesaj Sayısı: 680
Yaş: 23
Kayıt tarihi: 28/01/07

Geri: DOĞALGAZ ÖDEV
KAYNAKLAR
1. VI. Beş yıllık Kalkınma Planı ÖİK Raporu 1992/ANKARA Sayfa:1
2. Temel Britanica Cilt:14 Sayfa: 62–63
3. Ana Britanica Cilt:10 Sayfa:235–236
4. Çukurova Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi / Mahmut Baş oğlu, ADANA/1999 Sayfa:12
5. Ana Britanica Cilt:10 sayfa:236
6. Doğalgaz Tüketici El Kitabı / Prof. Dr. Hikmet Karakoç Sayfa:50
7. Çukurova Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi / Mahmut Başoğlu, ADANA/1999 Sayfa:34
8. VII. Beş yıllık Kalkınma Planı ÖİK Raporu Ankara/1996 Sayfa:50
9. PİGM Dergisi No:37 / 1992
10. VII. Beş yıllık Kalkınma Planı Raporu Sayfa:77
11. www.isisan.com.tr
12. http://www.milliyet.com/2007/03/27/son/soneko27.asp
13. http://www.byegm.gov.tr/yayinlarimiz/ANADOLUNUNSESI/203/AND27.htm
14. http://www.serfed.com/pages/rapor/PETROL%20VE%20DOGALGAZ%20FIYATLARI.pdf
15. http://www.iaosb.org.tr/uploads/dogalgaz.doc
1. VI. Beş yıllık Kalkınma Planı ÖİK Raporu 1992/ANKARA Sayfa:1
2. Temel Britanica Cilt:14 Sayfa: 62–63
3. Ana Britanica Cilt:10 Sayfa:235–236
4. Çukurova Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi / Mahmut Baş oğlu, ADANA/1999 Sayfa:12
5. Ana Britanica Cilt:10 sayfa:236
6. Doğalgaz Tüketici El Kitabı / Prof. Dr. Hikmet Karakoç Sayfa:50
7. Çukurova Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi / Mahmut Başoğlu, ADANA/1999 Sayfa:34
8. VII. Beş yıllık Kalkınma Planı ÖİK Raporu Ankara/1996 Sayfa:50
9. PİGM Dergisi No:37 / 1992
10. VII. Beş yıllık Kalkınma Planı Raporu Sayfa:77
11. www.isisan.com.tr
12. http://www.milliyet.com/2007/03/27/son/soneko27.asp
13. http://www.byegm.gov.tr/yayinlarimiz/ANADOLUNUNSESI/203/AND27.htm
14. http://www.serfed.com/pages/rapor/PETROL%20VE%20DOGALGAZ%20FIYATLARI.pdf
15. http://www.iaosb.org.tr/uploads/dogalgaz.doc
_________________


i.kazimerdim- Admin

- Mesaj Sayısı: 680
Yaş: 23
Kayıt tarihi: 28/01/07

Geri: DOĞALGAZ ÖDEV
KAYNAKLAR
1. VI. Beş yıllık Kalkınma Planı ÖİK Raporu 1992/ANKARA Sayfa:1
2. Temel Britanica Cilt:14 Sayfa: 62–63
3. Ana Britanica Cilt:10 Sayfa:235–236
4. Çukurova Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi / Mahmut Baş oğlu, ADANA/1999 Sayfa:12
5. Ana Britanica Cilt:10 sayfa:236
6. Doğalgaz Tüketici El Kitabı / Prof. Dr. Hikmet Karakoç Sayfa:50
7. Çukurova Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi / Mahmut Başoğlu, ADANA/1999 Sayfa:34
8. VII. Beş yıllık Kalkınma Planı ÖİK Raporu Ankara/1996 Sayfa:50
9. PİGM Dergisi No:37 / 1992
10. VII. Beş yıllık Kalkınma Planı Raporu Sayfa:77
11. www.isisan.com.tr
12. http://www.milliyet.com/2007/03/27/son/soneko27.asp
13. http://www.byegm.gov.tr/yayinlarimiz/ANADOLUNUNSESI/203/AND27.htm
14. http://www.serfed.com/pages/rapor/PETROL%20VE%20DOGALGAZ%20FIYATLARI.pdf
15. http://www.iaosb.org.tr/uploads/dogalgaz.doc
1. VI. Beş yıllık Kalkınma Planı ÖİK Raporu 1992/ANKARA Sayfa:1
2. Temel Britanica Cilt:14 Sayfa: 62–63
3. Ana Britanica Cilt:10 Sayfa:235–236
4. Çukurova Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi / Mahmut Baş oğlu, ADANA/1999 Sayfa:12
5. Ana Britanica Cilt:10 sayfa:236
6. Doğalgaz Tüketici El Kitabı / Prof. Dr. Hikmet Karakoç Sayfa:50
7. Çukurova Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi / Mahmut Başoğlu, ADANA/1999 Sayfa:34
8. VII. Beş yıllık Kalkınma Planı ÖİK Raporu Ankara/1996 Sayfa:50
9. PİGM Dergisi No:37 / 1992
10. VII. Beş yıllık Kalkınma Planı Raporu Sayfa:77
11. www.isisan.com.tr
12. http://www.milliyet.com/2007/03/27/son/soneko27.asp
13. http://www.byegm.gov.tr/yayinlarimiz/ANADOLUNUNSESI/203/AND27.htm
14. http://www.serfed.com/pages/rapor/PETROL%20VE%20DOGALGAZ%20FIYATLARI.pdf
15. http://www.iaosb.org.tr/uploads/dogalgaz.doc
_________________


i.kazimerdim- Admin

- Mesaj Sayısı: 680
Yaş: 23
Kayıt tarihi: 28/01/07

1 sayfadaki 2 sayfası • 1, 2 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz




